Şirket kültürünü korkudan nasıl arındırırsınız?

Yaşadığımız pandemi ve ekonomik durgunluk nedeniyle iş ortamlarında belli bir seviyede korku yaşanması kaçınılmaz. Ancak liderlerin şunu bilmesi önemlidir: İş yerindeki korku, insanların katkılarının kalitesini ve bütünsel takım performansını düşürmek gibi kötü etkilere de sahiptir. Korkunun kalbinde kuşku yatar ve belirsizlik motivasyonu öldürür; inovasyona değinmiyoruz bile. Peki liderler olarak ne yapmalısınız? Bazı taktikler size yardımcı olabilir.  

 

Hepimiz, korkunun işlerin yapılmasını sağlayabileceğini biliyoruz. Eğer stres seviyeleri yeterli seviyede artarsa, insanlar çok kısa sürede bazı çılgın şeyler başarabilir. Hepimiz, bir aile üyesinin altında sıkıştığı Pontiac’ı kaldıran annenin öyküsünü duymuşuzdur. Korkunun gücünün uzun zamandır farkında olan pazarlamacılar, hayat sigortasından alarm sistemlerine, tadı ağaç kabuğuna benzeyen lifli mısır gevreklerine kadar pek çok şeyi satmak için korkuyu kullanır.  

Yaşadığımız pandemi ve ekonomik durgunluk nedeniyle iş ortamlarında belli bir seviyede korku yaşanması kaçınılmaz. Ancak liderlerin şunu bilmesi önemlidir: İş yerindeki korku, insanların katkılarının kalitesini ve bütünsel takım performansını düşürmek gibi kötü etkilere de sahiptir. Korkunun kalbinde kuşku yatar ve belirsizlik motivasyonu öldürür; inovasyona değinmiyoruz bile.  

Gerçek ya da hayali bir tehditle karşılaşan beynin amigdala bölgesi, endişe sinyalleri göndermeye başlayarak stres hormonlarının salgılanmasını tetikler. Bu da kalp atışının artması, hızlı nefes alma ve kasları germe gibi bazı fizyolojik değişikliklere neden olur. Bu tepki, aslında ani tehditlere karşı bize verilmiş bir lütuftur, enerjimizi ve gücümüzü artırır. Ancak bunların tümü tehlikeye karşı verilen geçici bir yanıttır: sürekli bir var olma hali değildir. Eğer pandemi endişesi haftalara, hatta aylara uzarsa enerjimizi tüketir. Bunun gibi kronik bir stres insanların uyku kalitesini bozarak enerjisini düşürür. Korkunun uyardığı stres, tükenmişliğin önemli bir nedenidir.  

Bir kriz süresinde insanları savaşma modunda tutmak, bazı liderler için uygundur. “Bu zorluğun üstesinden gelmek için şarj olurlar”. Oysa anlamaları gereken şudur: Esinlenme ve bir anlam duygusu yerine korkunun tetiklediği savaş ruhu, üstesinden gelinmesi gereken zorluklar yerine aslında yöneticileri hedef alır. Bir yöneticinin (aslında hiç kontrolü ya da çok az kontrolü olmasına karşın) sorunu çözmek için hiçbir şey yapmadığına yönelik algıyı asla küçümsemeyin.  

 

Kısacası, bir kriz sırasında liderliğin paydaşlar tarafından düzensiz, belirsiz ve kayıtsız olarak algılanması kadar kötü çok az şey vardır. Bu, ne kadar zorlanırsa zorlansınlar, bir organizasyonun, insanların kaderine en çok inanmasına ihtiyaç duyduğu zamandır.  

 

Peki liderler olarak ne yapmalısınız? Bazı taktikler size yardımcı olabilir:  

Güvenli bir yer yaratın

Korkuyu azaltmaya yardımcı olan en garantili yollardan biri; insanların kendini ilişkilendirebileceği gerçek terimler kullanarak pazarın durumunu sık sık ve dürüst olarak aktarmaktır. Liderler, çalışanların emeklerini hangi davranışlara yönlendirmesi gerektiğini net kavramlarla açıklarken müşterilere hizmet sunmak için güvenli bir ortam yaratmalıdır. Son küresel krizde takımlarına başarıyla liderlik eden kişilerle yaptığımız söyleşilerde şunu gördük: Onlar misyon ve temel değerleri konusunda kararlı bir yaklaşım sergiledi. Sonradan konuştuğumuz çalışanları, bize şöyle şeyler söyledi: “Bizi, misyonumuz hakkında ve dünyanın daha iyi bir yer olmasına nasıl yardımcı olduğumuz konusunda sürekli düşünmeye zorladı” ya da “Bizim ürünlerimizi gerçek insanların kullandığını hatırlattı; bu nedenle onların her seferinde mükemmel olması gerekiyordu”.  

 

Yastıkları evde bırakın

 Zor zamanlardan geçerken, daha dürüst ve şeffaf olmak her zamankinden daha önemlidir.  İş konusunda neler olduğunu çalışanlarınızın açık şekilde bilmesini sağlayın ve onlarla her gün iletişim kurun; paylaşacak çok şey olmasa bile… Bu konseptin bir parçası; bunun üstesinden gelmek için çalışanlarınızın yardımına ve fikirlerine ihtiyaç duyduğunuzu itiraf etmek anlamına gelir. Sonuç olarak tüm marifet ve ilerlemeler sizin kafanızda olamaz; o nedenle çalışanlarınızın, onların katkısını duymak istediğinizi bilmesini sağlayın. Hizmetlerinizi geliştirmek için tartışmaları teşvik edin ya da yeni iş süreçleri bulun; hali hazırdaki uyumu biraz çıtırdatsa bile… Çalışanlarınız, zor zamanlarda yöneticilerinin daha iyi yollar aradığını bildiğinde ve kendilerini de aynısını yapmaya teşvik ettiğinin farkında olduğunda güven ve olumlu kültür artar.  

 

Minneti artırın

 Liderlerin minneti ve takdiri zor zamanlarda bir adım öteye taşıması gerekir. Büyük Durgunluk sırasında organizasyonlarının en iyi halini koruyabilen organizasyonları araştırdığımızda, ortalama ya da zayıf dönüşler alanlarla kıyaslandığında, çalışanların katkılarına yönelik dikkat çekici oranda yüksek minnet seviyeleri tespit ettik. Çalışanların katkıları için teşekkür etmek (ki genellikle sıcak ve belirsiz bir beceri olarak görülür) somut umut duyguları yaratır ve kişileri doğru davranışlara yöneltir.  

 

Motivatörlere göre yönetin

 Bu gezegendeki herkesin, o kişiyi işine bağlayan parmak izi gibi benzersiz faktörler vardır ve bunlar kişiden kişiye göre büyük ölçüde değişiklik gösterir. Bu stresli zamanlarda, çalışanları bağlamanın en güçlü yollarından biri (olabildiği kadar) kişinin spesifik motivatörlerine uygun görevler vermek ve ustaca değişiklikler yapmak takım moralini, bağlılığı ve sonuçları artırır. Buradaki sorun, çok az yöneticinin, çalışanlarını gerçekten neyi motive ettiğini bilmemesidir. Bilseler bile bu bilgiyi günlük hayata nasıl uygulayacakları konusunda fikirleri yoktur. Zor zamanlarda çalışanlarının daha verimli olmasına yardımcı olan en iyi liderlerin keşfettiği en güvenli yollardan biri, görevlerini tutkularıyla eşleştirecekleri bazı şekillendirmeler yapmaktır.  

 

Adrian Gostick  ve  Chester Elton 

New York Times Çok Satanlar Listesi’ndeki Leading with Gratitude, The Carrot Principle ve All In kitaplarının yazarlarıdır. Küresel eğitim şirketi The Culture Works’ün kurucusu olan ikili, tüm dünyadaki organizasyonlarla çalışan bağlılığı konularıyla ilgili çalışmalar yapar. Daha fazla bilgi için TheCultureWorks.com