01
Eğitimler
02
Keynote
Motivatörler, kimlikler ve “tutku”ların peşinde bir yolculuk!

Alper Toper - Beni Ne Motive Eder Master Sertifikalı Eğitmeni

youtube
HRthinksMe
YouTube Kanalına
Abone Olun!
ABONE OL
03
Motivatör Değerlendirmesi
Motivatör Değerlendirmesi

850.000 kişi arasında yapılan 10 yıllık araştırmanın sonuçlarını temel alan dünyanın en kapsamlı bireysel Motivatör Değerl...

Daha fazla bilgi
Alper Toper İle Motivasyon Röportajı

HRdergi kurucusu ve Beni Ne Motive Eder'in master sertifikalı eğitmeni.

New York Times Çok Satanlar listesindeki yazarlar Adrian Gostick ve Chester Elton, 850.000’den fazla kişi arasında yaptıkları 10 yıl...

Daha fazla bilgi
Kimlerle Çalışıyoruz?
Blog
Bir yönetim ustası nasıl olunur?
Bir yönetim ustası nasıl olunur?

Geçen yıl 641 kişi Everest Dağı'na çıkmaya çalıştı; beşi geri gelmedi. Bu korkutucu ihtimaller, çoğumuzun daha alçak irtifalarda sıkı bir şekilde öylece dikilmesine neden oluyor; bununla birlikte sıradan bir rehberin (Sherpa-Şerpa: Nepal Himalayalar’da yaşayan yerli halk) kaç kez bu dağ yolculuğunda takımlara inerken ve çıkarken yön verdiğini düşünün. Dağ yolculuğuna çok daha fazla çıkmalarına rağmen, Batılılar ile karşılaştırıldığında daha az sayıda Şerpa ölmüştür. Peki Şerpaların hayatta kalma şansları neden bu kadar yüksek?Bu sorunun cevabı şudur: İşlerinde ustalık edecek kadar çok pratik yapmışlardır.   Michigan State University’den Psikolog Bruce Burns, uzun uzun tartışılan bu sorunun cevabını bulup bulamayacağını öğrenmeye karar verdi: Bir işte ustalığa ulaşmak ne kadar sürer? Araştırmasına bir yanıt bulmak için kendisinin kişisel tutkusu üzerine odaklandı: Satranç.Burns'ün araştırmasındaki önerme, şampiyonluğun sadece doğal yeteneğin bir eseri olmadığıydı. Büyük satranç ustaları yüksek bir beceri düzeyi elde etmek için çocukluk sonrası bizim yapmayı bıraktığımız şeyi daha çok yapıyor: Çok pratik yapıyorlar ve her gün yapıyorlar.Peki bu olgu, insan yönetiminde usta olmamıza nasıl yardımcı olabilir? Liderliğin de çok fazla pratik gerektirdiğini biliyoruz. Pratik, bir çocuk ve piyano dersleri, büyük satranç ustası veya seçkin bir sporcu için olduğu kadar sizin için de önem taşır.Burns'ün araştırmasında, en iyi oyuncular satranç tahtasındaki kalıpları neredeyse anında fark ediyorlardı çünkü bu kalıpları geçmiş oyunlarda çok sık görmüşlerdi. Ve çoğu durumda, doğru hareket kararları veriyorlardı. Araştırma şunu ortaya koyuyor: Yönetimde ustalık da tıpkı Everest’teki bir Şerpa’nın tehlikeli yarıkları ve hava koşullarını daha iyi tanıması veya tecrübeli bir müzisyenin küçücük bir parça duyar duymaz şarkının bir sonraki kısmını bilmesi ve bilinçli bir ebeveynin öfke nöbetinin ne zaman başlayacağını kestirebilmesi gibi tutarlı ve günlük pratik gerektiriyor.Araştırmasından sonra, Burns şöyle diyordu: “Üstün beceri, genel yeterlilik veya yeteneğin ürünü olmak yerine ağırlıklı olarak pratik yapma yoluyla edinilebilir." Bir ekibi yönetirken, daha çok pratik yapmaya vaktiniz olmadığını düşünebilirsiniz. Gerçek şu ki, günde birkaç dakika içinde bile en iyi liderlerin sahip oldukları becerileri geliştirebilirsiniz. Büyük yöneticiler, ekipleri ile net bir vizyon ortaya koyar, şeffaf iletişim kurar ve böylece en iyi fikirlerin çalışanlarından çıkmasını sağlar. Çalışanlarının kariyer gelişimleri ile ilgili olarak direkt raporlarla aylık olarak konuşur ve her gün büyük başarıları takdir ederler. Bu bir yöneticinin pratiğidir. Çok geçmeden, bu onların ikinci doğası haline gelir.İşte sizin için zorlu bir görev: Bu hafta, geliştirmek istediğiniz bir yönetim becerisini düşünün ve bunu her gün benzersiz bir şekilde uygulamaya geçirin. Adrian Gostick ve Chester Elton tarafından yazılan bu makalenin orjinaline bu linkten ulaşabilirsiniz....

DEVAMI
Her Liderin Usta Olması Gereken Üç Disiplin
Her Liderin Usta Olması Gereken Üç Disiplin

Modern takımlarla ilgili bazı kötü haberlerimiz var: Takımların birçoğu olması gerektiği kadar etkili değil ve takım içi gerginlikler yüzünden ortadan yarılmış gibi duruyorlar. Bu işlevsel bozukluk, çalışan yaratıcılığını ve enerjisini artırmak yerine tüketiyor. Salesforce.com tarafından yapılan güncel bir işyeri araştırmasına göre, yöneticilerin yüzde 96’sı zayıf iş birliği ve iletişimi şirket başarısızlıklarının ana kaynakları olarak görüyor. Peki, bugün karşılaştığımız tüm zorluk ve çelişkiler göz önüne alındığında, yöneticiler ekiplerini daha iyi bir performans için nasıl yönlendirebilir? Hemen hemen her hafta, sadece takım çalışmasıyla ilgili popüler kitapların işaret ettiği noktalara odaklanamayan ve giderek artan baskılara maruz kalan yöneticilerle konuşuyoruz: Y kuşağının yükselişi; artan değişim hızı; global takımlar, sanal ve gig(kısa süreli, esnek) çalışanların yanı sıra lokasyonlar ve departmanlar arası çapraz fonksiyonel anlaşmazlıklar. En İyi Takım Kazanır kitabını yazarken amacımız; liderlerin eşi görülmemiş bir değişim çağında takımlarını nasıl etkili bir şekilde yönetebileceklerini anlamalarına yardımcı olmaktı. Yaptığımız araştırma 850.000’den fazla insanla yapılmış kendi anketlerimizden oluşuyordu. Bu da en başarılı takımların yöneticilerinin özelliklerini belirlememize ve çalışanların en çok motive olduğu disiplinleri ayırmamıza yardımcı oldu. İşte bulduğumuz en iyi takım ve takım liderlerinin sahip olduğu disiplinlerden üçü: Birini YönetKariyer gelişimindeki eksiklik, çalışanların işten ayrılmalarının bir numaralı sebebi haline geldi – birkaç yıl önce listenin başında ücretler vardı. Ancak kariyer gelişimine odaklanmak, takım üyelerini elde tutmak ve onları kuruma bağlamak, oldukça düşük maliyetli bir yoldur ve bu yol liderlerin kontrolündeki bir süreçtir. Liderlerin takım üyelerinin bireysel özelliklerine göre sorumluluklarını kişiselleştirmek için az bir zaman harcadıklarında bile tutku, yaratıcılık ve verimlilik açısından önemli kazançlar elde ettiklerini gördük. Bağlılığı yüksek pek çok takımda, iş şekillendirme dediğimiz uygulamaların değişik varyasyonlarını keşfettik, bu süreçte yöneticiler her bir çalışan için bazı işleri (demotive eden) çalışanı motive edebilecek başka işlerle değiştirerek veya o işi dönüştürerek motivasyonu artırmışlar. (Eğer mümkünse) Kulağa basit geliyor, doğru ama böylesine kurumsal bir sürecin getirileri de oldukça dikkat çekici olabilir. Her şeye meydan okuma Birinin görüşlerini rahatlıkla ifade etmesini sağlamak, akıllı riskler almak ve konuşmak için herkese eşit zaman ayırmak, ‘psikolojik güvenlik’ denilen kavramın ayırt edici özelliğidir. Araştırmamız, bu özellikleri teşvik etmenin, hızlı hareket eden bir takımda etkili problem çözme ve yenilikçi düşünme için hayati önem taşıdığını göstermektedir. Ancak tüm takım üyelerinin eşit derecede duymasını sağlarken, tartışmanın dağılması ve bazılarının arka koltuğa saklanmasını engellemek oldukça zordur; biz de bu nedenle iyi takım liderlerine sağlıklı uyuşmazlıkları teşvik etmek için kullandıkları yöntemleri sorduk:• Kişiye değil, duruma meydan okuyun ve kişiselleştirmeyin. • Gerçek olguları toplamaya çalışın ve sonuçlara atlamayın. • Varsayımlarla değil, güncel verilerle tartışmaya hazır olun. • Dinleyin. Kazanmak için bir yarışmada olmadığınızı hatırlayın. • Ekip ortak bir karar verdikten sonra, ‘hepimiz bunu destekleyeceğiz’ deyin. Müşteriyi unutmayınTarihin en küresel, karmaşık ve teknolojik olarak yönetilen iş dünyasında, şirketin diğer fonksiyonel alanlarıyla daha fazla birlikte çalışmanın ve iş birliğinin nasıl olacağını anlamayan herhangi bir yönetici geride kalacaktır. Ve tüm takım çabalarının (bunlar her neyse) odağının, müşteriler üzerinde titizlikle tutulması gerektiğini fark ettik. Ve bir yan fayda olarak, müşterilerin kim olduğuna odaklanmak ve daha sonra çalışanları gerçekten onlara hizmet etmek için güçlendirmek, bir takım amacını şeffaflaştırarak çalışan katılımını ve bağlılığını artırır. Başkalarının (müşterilerin) hayatlarını iyileştirmelerine bir şekilde yardımcı olmak, çoğumuz için satışları artırmak, maliyetleri düşürmek ve ROI’yi (Yatırımın Geri Dönüşü) yükseltmek gibi soyut iş hedeflerinden çok daha güçlü bir motivasyon kaynağıdır.  Her zaman olduğu gibi, düşüncelerinizi ve yorumlarınızı okumayı çok isteriz. Mükemmel bir takımın başında ya da bir parçası olmak için neler olması gerektiğini düşünüyorsunuz?  Chester Elton ve Adrian Gostick tarafından yazılmış bu makalenin orjinaline bu linkten ulaşabilirsiniz. https://www.linkedin.com/pulse/3-disciplines-every-team-leader-needs-master-chester-elton/...

DEVAMI
Liderler için Başlama Vuruşu: Esinlendirici Konuşmalar
Liderler için Başlama Vuruşu: Esinlendirici Konuşmalar

Sizlerle Chester Elton kaleme aldığı bir makaleyi paylaşmak istedim. Makalenin orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.Son 4 yıldır, dünyanın en iyi takımları ile çalışıyoruz ve "İlham Veren Konuşmalar" (kısa ama düzenli kariyer toplantıları) adını verdiğimiz çok etkili bir yöntem bulduk. İş gücü devir oranının çok yüksek olduğu bazı sektörlerde - Perakende, sağlık, yiyecek içecek , müşteri hizmetleri- bu ilham verici konuşmaların çok işe yaradığını gördük. Bu yöntem, çalışanın birinci yöneticisi tarafından düzenli olarak kullanıldığında hem iş gücü devir oranlarını düşürüyor hem de bağlılığı artırıyor.Ekibinizde yer alan her bir çalışan ile yapacağınız bu tip düzenli konuşmaların çok zaman alacağını ve zaman kaybı olarak görebileceğinizi fark ettik. Bu konuşmaların saatler süren konuşmalar olmasına gerek yok. 15 -30 dk. arası olması yeterli. Ayrıca unutmayın ki bu konuşmalar performans değerlendirme görüşmeleri değil. Bu konuşmalar daha çok sadece gelişime odaklı ve ekip üyesini "dinlemenize" fırsat yaratan aynı zamanda onların öğrenmeye duydukları hevesi anlayıp onların gelişimeleri hakkında bilgi verebileceğiniz anlar olacaktır. Hangi çalışan kendisi ile ilgili böyle bir görüşmeyi yapmak istemez ki?Unutmayın çalışanlarınızı bu toplantılara çağırma amacınız onları fırçalamak ya da günlük davranışlarını eleştirmek değil. Tam tersine onları günlük işlerin rutininden çıkarıp geleceğe bakmalarına yardımcı olup kişisel gelişimlerine katıkıda bulunmak. Bu uygulamayı tartıştığımız ilham verici liderlerden birisiolan California Pizza Kitchen CEO'su G.J. Hart bize : "Bizim liderlerimizi diğerlerinden ayıran en büyük özellik, öncelikle takım üyelerine gerçekten yardımcı olmaya odaklanmaları ve onların bile beklemediği sonuçları almasına yardımcı olmalarıdır”dedi. Bu sürecin bir parçası olarak Hart, ekibindeki tüm yöneticilerine şunu öneriyor: “Çalışanları çok dikkatlice dinleyin ve yapılan işlerin neden böyle yapıldığını anlamalarını sağlayın - kariyer hedefleri ve önlerindeki zorluklar gibi. Bu konuşmaların bir diğer faydası da yöneticilere, çalışanlarının ileride hayal kırıklığına neden olabilecek gerçekçi olmayan kariyer hedeflerini düzeltme imkanı da sağlaması oldu.Yöneticiler, bazı şeylerin neden hemen olamayacağını anlamaları konusunda takım arkadaşlarına yardımcı oldu.” dedi.İlham verici görüşmelerin konudan sapmaması için basit bir yol öneriyoruz. Ayrıca bu görüşmeleri her ayın aynı gününe sabitlemeyi de unutmayın. İşte size birkaç öneri:Önceden Hazırlanın. Görüşmeden bir gün önce çalışana üzerinde konuşmayı düşündüğünüz birkaç konuyu mail atın ve onun da neyi konuşmak istediğini sorun. Ayrıca, bir önceki görüşmede aldığınız notları gözden geçirin. Böylece ilk 5-10 dakikayı kazanmış olur ve konudan bihaber gözükmezsinizve daha da önemlisi onun için önemli olana değer verdiğinizi göstermiş olursunuz.Beklentileri netleştirin. Bu ilham verici görüşmelere yeni başlıyorsanız ve insanlar bunun amacını net bir şekilde bilmiyorsa, bu durumda kimileri en kötüye göre hazırlık yapabilir. (Örneğin: “Anlaşılan fırçalanacağız”.) Bu ilham verici görüşmelerin tek amacının onların kariyerlerini daha iyi bir konuma taşımak olduğunun altını çizin. Eğer daha önceden görüşme yaptıysanız bu görüşmenin ilk birkaç dakikasındabir önceki görüşmenin notlarını birlikte gözden geçirin ve yine birlikte günün ajandasını belirleyin.Kişisel Gelişim Planı hazırlayın. Takip edeceğiniz bir yol haritanız olsun. Çok alengirli olmasına gerek yok, tek bir sayfada her bir çalışanınızın hedefini, hangi gelişim projesini devam ettirdiklerini yazmanız yeterli. Bu hedefler ve olası fırsatlar üzerinde çalışmaya başladığınızda önceliği kısa dönemli hedeflere verip sonrasında da uzun dönemli hedeflere yönelebilirsiniz. Hiçbir nedenle bölünmeyin. Anthony Hopkins ile yaşadığı bir anıyı anlatan bir aktör arkadaşımız; “Hopkins hakkındaki en muhteşem şey, tüm dikkatini sadece konuştuğu kişiye vermesiydi” diyor: “Işıkçıdan oyuncuya kadar herkesi büyük bir dikkat ile dinlerdi . Eğer yönetmen bölmeye çalışırsa da kibarca dinlemesinin bitimine kadar beklemesini söylerdi. Bu, saygı ile ilgili harika bir dersti ” diyor.Asla Olumsuz bitirmeyin. Bu görüşmelerden birinde yaptığınız yapıcı eleştirilerden birisinin çalışan tarafından hatırlanması çok normal, insan doğası sonuçta. Ancak eğer görüşmeyi pozitif bir şeylerle bitirirseniz toplantıdan iyi duygularla ayrılma olasılığı daha yüksek olacaktır. Siz takımınızdakilerin gelişimine nasıl katkı veriyorsunuz? ...

DEVAMI
Kibarlık 'İŞ'e yarar… Cidden!
Kibarlık 'İŞ'e yarar… Cidden!

Öncelikle şu olguyla bir yüzleşelim, “sert” ve “zor” olmanın sıklıkla ödüllendirildiği bir dünyada kibarlık pek de revaçta değil. Bu utanç verici bir durum, çünkü kibarlık işinizi güzelleştiren şey olabilir, hem de çok güzelleştiren… 2017 Sonbaharı’nda Oxford Üniversitesi, dünyanın her yerinden gelen katılımcıları yedi gün boyunca her gün bir iyilik veya kibarlık yapmak için teşvik eden “İçtenlikle, Kibarlık” (Sincerely, Kidness) adlı bir kampanyaya sponsor oldu. Üniversite araştırmacılarının verileri, bu tür eylemlerin gerçekleştirilmesinin katılımcıların mutluluk ve yaşamdan keyif alma düzeylerini artırdığını ortaya koydu.Araştırma ayrıca iyiliğin işinize nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor: Stanford Üniversitesi Center for Compassion and Altruism Research and Education (Merhamet ve Sosyal Fedakarlık Araştırma ve Eğitim Merkezi) Bilim Direktörü Emma Seppälä, PhD; liderlerin takım üyeleri tarafından daha şefkatli ve nazik olarak görüldüğünde, çalışanların kendilerini daha fazla güvende hissettikleri ve güven düzeylerinin yükseldiğini keşfetti. Güven bir kez kurulduktan sonra, çalışanlar fikirlerini paylaşmaya ve organizasyona uzun vadede bağlı kalmaya daha istekli hale geliyor.Shark Tank Milyarderi Mark Cuban bile nezaketi başarının gizli bir sırrı olarak görüyor veiş dünyasında etkili olmak için iş etiği ve müzakere yeteneklerinden daha fazlasının gerektiğini söylüyor: ‘’Şu anda iş dünyasının en çok küçümsenen becerilerinden biri kibar olmak. Kibarlık satar. Bunu kendi geçirdiğim dönüşümden biliyorum. Kariyerimin ilk yıllarında, odun gibiydim – lanet kızgın biri… Asla 20’li yaşlarımdaki halime benzeyen biriyle çalışmak istemezdim. Değişmek zorunda kaldım, yaptım ve gerçekten buna değdi.’’Bilim, Cuban’ın soft becerilerin kariyerinizi yükseltebileceği görüşünü destekliyor: Yüksek düzeyde duygusal zekâ, empati ve minnettarlık, insanların sadece yaşamları boyunca daha fazla para kazanmalarıyla değil, aynı zamanda daha fazla bağlı çalışana sahip olmalarıyla ilişkilidir. Kısacası, sizi en değerli kılan şey; başkalarıyla iş birliği yapma, onlarla ilişki kurma ve başkalarına etkili yollarla liderlik etme yeteneğinizdir.Aşağıda, işyerinde bir ‘nezaket bulaşmasına’ yol açabilecek dokuz yol vardır:1. Takım üyelerinizle aileleri, evcil hayvanları, hobileri veya kendileri için önemli olan diğer şeyler hakkında konuşun.2. Kolları sıvayın ve suyun altında görünenlere yardımcı olun-özellikle de patron sizseniz.3. Herkese karşınızda bir CEO varmış gibi davranın - resepsiyon görevlisinden depo nakliye memuruna kadar…4. Müşterilerinize kibar davranın - siparişleri, geri bildirimleri ve hatta şikayetleri için şahsen teşekkür edin.5. Her hafta en az 3 el yazısıyla teşekkür notu yazınız - size yardımcı olan çalışanlarınıza, iş arkadaşlarınıza ve aile üyelerine. Onları bu konuda başarılı kılan şeyin ne olduğu üzerine belirsiz olmayın, spesifik olun.  6. Önemli bir proje veya göreve başlamadan önce onu cesaretlendirmek için iş arkadaşınızın bilgisayarına yapışkan bir not bırakın.7. Yemeği de gündeminize alın. Ekibinizi kahvaltıda simit ve meyve, öğle yemeğinde pizza veya sevdikleri her neyse onunla ödüllendirin. Neyi kutladığınızı bilmelerini sağlayın. 8. Yapıcı olmayan olumsuz düşünce, dedikodu ya da aslı astarı olmayan havadislere tepki göstermekten kaçınarak olumlu düşünme ve konuşma konusunda kendinizi geliştirin.9. Çalışanlarınızı neyin motive ettiğini öğrenin – sonra bu bilgiyi onların işlerinde daha memnun olmalarına yardımcı olmak için nasıl kullanabileceğinizi tartışmak için birkaç dakikanızı ayırın. Adrian Gostick tarafından yazılmış bu makalenin orjinaline buradan ulaşabilirisiniz. ...

DEVAMI
Instagram'da HRThinksMe
@hrthinksme