Bazı takımlar neden anlaşamıyor - Uluslararası Uzay İstasyonu liderinden öğrendiklerimiz

Eğer bir takımı yönetiyorsanız, insanların çatışma olmadan birlikte çalışmasının ne kadar zor olabileceğini bilirsiniz. Her zaman bir şey vardır: Sarah benim işlerimi baltalıyor, Ed ağırlığını ortaya koymuyor, Ruth sürekli benim kişisel alanımda, Kyle kalemini tıklamayı bırakmazsa onu gözüne sokacağım! 


Chester Elton & Adrian Gostick   

Şimdi, bu ekibi yanınıza alıp ve aylar boyunca dünyanın çok üstünde bir teneke kutuda gezdiğinizi düşünün (Bay Bowie'yi alıntılamak için). İşler daha sıkışacak ve tartışmalar daha da alevlenecek değil mi? Şu durumda birbirinizin sinirine dokunmadan nasıl duracaksınız?

Ancak öyle bir takım var ki, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda aylarını geçirdi ve hiçbir zaman tek bir duygusal patlama veya anlaşmazlık yaşamadı.

Cidden. 

Bu hikâyenin arkasında müthiş bir lider var. Onun adı Chris Hadfiled, üç kez uzaya çıkmış Kanadalı bir astronot olan Hadfield, Uluslararası Uzay İstasyonu kumandanı olarak kabul ediliyor.

Bize bu liderlik rolünden önce kendisi ve astronot ekibinin (Amerikalılar ve Ruslar) birlikte eğitim ve öğrenim için sayısız saat harcadığını, ayrıca birbirlerini tanımak için çok fazla geçirdiklerini söyledi. Birbirlerinin aileleriyle tanıştılar, ekip olarak hep beraber yemek yediler, hatta birlikte içmeye gittiler.

Onun amacı: Uzaya fırladıkları zaman sadece birer iş arkadaşı değil, gerçek arkadaşlar olmaktı.

Ancak en önemlisi, istasyondayken birlikte geçirdikleri zaman içinde “yazılı olmayan bir kural” yarattılar.

Bize söylediğine göre uzaydayken uyulması gereken birçok yazılı kural zaten var. Sonuçta, uzayda prosedürlerini takip etmediğinizde, işler çok yanlış gidebilir ve herkes ölebilir. Bu yüzden astronotlar yazılı kurallara uyma konusunda çok sıkıdır. Ancak ekip, bu yazılmamış kuralın yazılı kurallar kadar önemli olduğunu söylüyor.

Kural: Mürettebatın her bir üyesi, her gün mürettebatın diğer her üyesi için bir tane teklifsiz(beklenmedik) türde bir iyilik yapmak zorundaydı.

Özetle: Tek bir şey. Her gün. Diğer tüm astronotlar için. İstisnasız.

Hadfield, bu nezaket davranışlarının genellikle anonim ve beklenmedik olduğunu söylüyor. Birisi, sırası geldiğinde yemek pişirmeye yardımcı olabilir, diğeri görev için acele etmek zorunda olan bir mürettebat için uyku alanını toplayabilir, diğeri bir destek ekipmanını kontrol edebilir veya bir filtreyi temizleyebilir veya ihtiyaç duyan bir astronot için biraz dinlenme fırsatı sağlayabilir.

Bu tür eylemlerin, ekip üyelerinin kendilerini başkalarına hizmet etmeye odaklanmasını sağladığını, duyguları kontrol ettiğini ve egoları doğru yerde tuttuğunu söylüyor.

Bir an için kendi iş yerlerinizi düşünün. Herkes, her bir ekip üyesine her gün yardım etmek için bir yol arasaydı ne tür bir kültür yaratırdık? Haftada sadece bir kez birbirimiz için güzel bir şey yapmak için gayret etsek nasıl olurdu?

Böyle bir evi düşünün. Bir ailedeki herkesin her gün birbirine yardım etmenin ve nazik olmanın yollarını aradığını hayal edebiliyor musunuz? ‘Birbirlerine iltifat eden sevgililer, çocuk bakımında birbirine yardımcı olan ebeveynler, mutfak temizleyen çocuklar’ şimdi bu dünyanın dışında olabilir!

Evet, bu durum bir evi daha iyi hale getirebilir, ancak bu fikir bir toplulukta işe yarar mı? Alberta'daki Lethbridge Şehri, bu fikrin bir şehri daha iyi yapabileceğinin kanıtıdır. Adrian’ın ebeveynleri yakın zamanda güney Alberta ovasında yaklaşık 90.000 kişilik bir şehir olan Lethbridge'e taşındı. Kasaba için şimdiye kadar yaşadıkları en arkadaş canlısı yer diyorlar.

Komşuların birbirlerinin bahçesindeki karları kürediklerini, çimleri biçtiklerini ve her gördüklerinde sıcak bir gülümse veya kısa bir sohbetle karşılandıklarını belirtiyorlar.

Kazara değil.

Geçen aylarda Lethbridge'de, astronot Hadfield ve Buzz Aldrin (çok güzeldi) ile sahneyi paylaştığımız bir liderlik konferansında konuşma yaptık. Orada Lethbridge Belediye Başkanı Chris Spearman ile tanıştık ve bize, vatandaşları şehir ve diğer sakinler için dört olumlu şey yapmaya teşvik eden ve ilham veren bir topluluk programı olan Cheers 4 Lethbridge'den bahsetti.

Örneğin: Birisi komşunun bahçesindeki çöpü alabilir veya kaldırımındaki karı küreyebilir, bir hizmet için daha büyük bir topluluğa gitmek yerine yerel bir işi destekleyebilir, yerel bir spor takımına tezahürat yapabilir veya bir yardım derneği için gönüllü olabilir. Bu 4 şey küçük veya büyük olabilir, bir başkasına fayda sağladığı sürece önemli değildir.

Şehrin sakinleri bu dört şeyi tamamladıklarında, başarılarını şehir web sitesinde yayınlayabilir ve rozetlerini almak için Belediye Binası’na gelebilir. İnanın, insanlar bu rozetleri onurla taşıyor. Konuşmamıza yaklaşık 1500 kişi katıldı ve yeni bir Ford Escort yapmaya yetecek kadar metal rozet gördük.

Hizmet: Ekiplerimiz ve organizasyonlarımız için ilginç bir fikir. Başkalarına yardım etmeye odaklandığımızda, bir şekilde sorunlarımız ve kendimiz için daha az endişeleniyoruz. Sizce bu işe yarayabilir mi? Ve eğer öyleyse, iş yerlerinizde siz ne tür destekler gördünüz veya görmek istersiniz?


Chester Elton ve Adrian Gostick, The Carrot Principle, All In ve What Motivates Me kitaplarının New York Times bestselling yazarlarıdır. Aynı zamanda çalışan bağlılığı ve liderlik eğitimi çözümlerinde yenilikçi olan The Culture Works’ün kurucularındandır.